Doktorumuz diyor ki...

HEPATİT A VİRUS ENFEKSİYONU

HEPATİT A VİRUS ENFEKSİYONU

 

GİRİŞ

Hepatit A virus (HAV) enfeksiyonu ateş, halsizlik, iştahsızlık, kusma ve sarılıkla seyreden daha çok çocukluk döneminde görülen bir hastalıktır. Olguların % 30'u 6 yaş altında görülür, bunlardan çok azında sarılık belirtisi vardır ve daha çok sessiz olarak seyreder. Daha büyük çocuklarda ve erişkinlerde hastalık belirtileri görülür ve haftalarca sürer. Akut HAV enfeksiyonu genellikle kendi kendini sınırlayan, tam iyileşme ile sonlanan ve hayat boyu bağışıklık bırakan bir hastalıktır.

Hastalığa yakalanma yaşı sosyo-ekonomik durum ve yaşam koşulları ile doğrudan bağlantılıdır. Gelişmekte olan ülkelerde hastalık endemik (yaygın) olarak bulunur ve insanların çoğunluğu yaşamın ilk on yılı içinde enfeksiyonu geçirir. Gelişmiş ülkelerde ise Hepatit A aşısının uygulamaya başlamasından sonra ve sosyo-ekonomik düzeyin yükselmesine bağlı olarak hastalıkta belirgin bir azalma görülmüştür.

BULAŞMA

Kuluçka dönemi 15-40 gün arasında değişir. İnsandan insana dışkı ile bulaşmış materyallerin ağızdan alınması ile bulaş olur ( fekal-oral bulaşma). Virus sarılık başlamadan 14-21. günlerde atılmaya başlanır ve yayılma sarılığın başlamasından yaklaşık bir hafta sonrasına kadar devam eder. Ancak yenidoğan bebeklerde ve küçük çocuklarda HAV virusunun daha uzun süre atıldığı saptanmıştır. Bu nedenle hastalık belirtileri başlamadan uzun süre önce kişiler başka kişilere sessizce hastalık bulaştırır. Hastalığın bazı kişilerde belirti vermeden seyrettiği de düşünülürse hastalığın kontrolü oldukça zordur.

Hastalıkla yakın temas ortamlarında, ev halkı veya bakım ünitelerinde, okul ve kreşlerde, hastalığın bulunduğu bölgelere seyahat edilmesi durumunda, yiyecek ve suların virusla bulaşması sonucunda salgınlar oluşabilir. Kan transfüzyonu ve anneden bebeğe karın içinde geçiş (vertikal geçiş) nadiren bildirilmiştir. Ancak bildirilen olguların % 50'sinde enfeksiyonun kaynağı saptanamamıştır.

TANI

Hastalığın tanısı ilk hafta içerisinde kanda yüksek olan Ig M tipi antikorların yüksek olmasına dayanılarak konur. Bu antikorlar 2 ay içinde kandan tamamen kaybolur. Ig G tipi antikorlar ise 1 ay sonra ortaya çıkar ve yıllarca kanda kalır. Ig G tipi antikorların kanda saptanması HAV enfeksiyonunun geçirilmiş olduğunu ve kişinin bir daha bu infeksiyona yakalanmayacağını gösterir.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

6 yaşın altında genelikle belirti vermeden veya belirgin olmayan şikayetlerle ( halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık gibi) hastalık geçirilir. 6 yaş üzerinde ve erişkinlerde bulantı, kusma, hafif ateş, iştahsızlık, hafif kas ve eklem ağrısı gibi genel şikayetlerle başlar. Bu dönemde hastalarda yiyeceklere karşı, özellikle de yağlı yiyeceklere karşı tiksinti mevcuttur. Kusma olabilir, ancak çok ciddi değildir. Hastalalar genellikle kilo kaybederler. Sigara dumanı ve sigaraya karşı tiksinti önemli bir bulgu olarak kabul edilir. Özellikle çocuklarda ishal, öksürük, kas ve eklem ağrısı, nezle gibi özgün olmayan bulgular görülür. Hastalığın ilk beli gin bulgusu olan idrar renginde koyulaşmayı soluk veya kül renkli dışkılama izler. Daha sonra ise gözlerin akında ve ağız boşluğunda, cillte sararma görülür.

Hastanın yapılan fizik muayenesinde karaciğer ve dalakta büyüme saptanır. Ayrıca lenf bezlerinde de büyüme olabilir. Ateş varsa sarılığın çıkmasını takiben bir kaç gün içerisinde normalleşir. Dışkının rengi de 2-3 hafta sonra normale döner. Tam klinik iyileşme belirtilerin çıkmasından 1-8 hafta sonra gelişir.

 

TEDAVİ

Hastalalığın kesin bir tedavisi yoktur.

Yatak istirahati: Sırt üstü yatarak karaciğerin kanlanmasında artış sağlanır. Bu şekilde dinlenerek karaciğerin yükü azaltılır ve iyileşme hızlandırılır.

Diyet: İlk günlerde hastalarda var olan iştahsızlık nedeni ile sindirimi kolay besinler (meyva suyu, açık çay, çorba, püre, kızarmış ekmek, bal, reçel ve yoğurt) verilmelidir. Ancak hastaya israr edilmemelidir; çünkü bu iştahsızlık karaciğerin kendisini koruma altına almak için oluşturduğu bir yöntemidir. İştah açılır açılmaz proteini yüksek gıdalara geçilebilir. Yağ alımı başlangıçta kısıtlanabilir. Karbonhidrat ve tuz kısıtlanmasına gerek yoktur. Alkol alımı kesinlikle yasaklanır. Yağ alımı günlük 50 gramı geçmemelidir. Sarılık ortadan kalktıktan sonraki 6 ay boyunca alkol, kızartma, baharat, sirke ve ağır mezelerin yenmesi önerilmez.

İlaç: Herhangi bir özel ilacı yoktur, ancak belirtilere yönelik hekim kontrolü altında ilaç kullanılabilir (aşırı kusması olanlarda serum takılması gibi).

 

KORUNMA

Genel ve kişisel hijyene dikkat edilmesi en önemli korunma yöntemidir. El ve tırnakların bakımı ve sık sık tekniğine uygun olarak yıkanması gerekmektedir. Virus ile bulaştığı düşünülen besinlerin pişirilmesi, suların kaynatılması gerekmektedir.

Özenli el yıkama: Aşağıda belirtilen durumlarda, herkesin ellerini en az 10 saniye sabun ve suyla 

yıkaması gerekmektedir. 

o Yemek hazırlamadan önce, 

o Yemek yemeden önce, 

o Tuvalete gittikten ve bebek bezi değiştirdikten sonra, 

o Çiğ ya da hazır yiyecekleri tutmadan önce ve sonra.

 

Yiyecekleri elleriyle tutan kişiler, ellerini kurutmak için bir defa kullanılıp atılan kağıt havlular ya da havalı kurutucular kullanmalıdırlar. Çok çabuk kirlenmeleri ve kişiden kişiye mikrop bulaştırabilmeleri nedeniyle bez havlu kullanılması önerilmemektedir.

Ev Temizliği: Virusların yayılmasını önlemek amacıyla banyo ve tuvalet tekniğine uygun olarak denzenfektanlarla sık sık temizlenmelidir. Klozet, el tutunma yerleri, musluklar ve çocuk bezi değiştirme masaları gibi yüzeylerin temizliğine çarpraz kontaminasyonu önlemek açısından özel önem gösterilmelidir.

Kreş, anaokulu ve okullar: Hepatit A hastalığı kreş, anaokulu ve okul gibi toplu yaşanılan yerlerde kolaylıkla yayılır. Bu nedenle, buralarda el yıkama ve temizlik işlemlerinin tam olarak uygulanması çok önemlidir. Kreş, anaokulu ve okullarda Hepati A salgınının nedeninin hasta bir çocuktan çok, hasta bir anne-baba ya da çalışan olma olasılığı daha yüksektir. Aşısı mevcut olup, bazı ülkelerde kullanılmaktadır.

Hepati A aşısı: İnaktive HAV aşısı bulunmaktadır. Erişkin ve çocuklar olmak üzere iki ayrı formu vardır. 1-19 yaşına kadar çocuk formu; 19 yaş üzerinde de erişkin formu uygulanmaktadır. Kas içine olmak üzere, 6 -12 ay ara ile 2 doz şeklinde uygulanır.