Doktorumuz diyor ki...

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKHA)

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKHA)


KKHK Nedir?

  • Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, virusların meydana getirdiği, ağır seyirli,%30-50 vakada ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. İlk kez 1944'de Kırım'da, daha sonra 1956'da Kongo'da görülmüş, 1969'dan itibaren de iki hastalığın aynı olduğu anlaşılarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olarak anılmaya başlanmıştır.
  • Ülkemizde başta Orta Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri bu hastalık yönünden risk altındadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 2002-2006 arasında 736 vaka bildirilmiş, bunların 36'sı ölümle sonuçlanmıştır. 2006'da ise toplam 63 vaka görülmüştür.
  • Virus birçok evcil ve yabani hayvana bulaşır ancak hastalık hafif olarak seyreder. Birçok kuş virusa karşı dirençli olup virusun kıtalar arası yayılmasında önemli rol oynar. 850 kadar kene türünden yalnızca 31'i virusu bulaştırmakta, bunlardan bir kısmı ülkemizde de bulunmaktadır. Küçük kemiriciler, yabani hayvanlar, evcil memeliler ve kuşlar bu kenelere ev sahipliği yapmaktadırlar. Henüz olgunlaşmamış keneler virusu; tavşan, kirpi, tilki vb. omurgalılardan kan emerken alır ve sığır, koyun, keçi gibi daha büyük omurgalılara ve insanlara yine kan emerken bulaştırırlar. Hastalığı bulaştıran keneler genellikle Nisan- Ekim ayları arasında aktif olduğundan bu dönemde salgınlar oluşmaktadır.

Nasıl Bulaşır?

  • Temel olarak virusu taşıyan kenenin ısırması ile,
  • Daha seyrek olarak enfekte hayvanların kan ve vücut salgıları ile temas sonucu,
  • Hastaların kan ve vücut sıvıları ile doğrudan temas veya enfekte iğne vb. malzeme yolu ile bulaşabilmektedir.
  • Hava yolu veya enfekte hayvanın sütünü içme ile bulaştığına dair bir veri bulunmamaktadır

Kimler Risk Altındadır?

  • Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar,
  • Veterinerler,
  • Kasaplar ve mezbaha işçileri,
  • Sağlık personeli,
  • Hastalığın görüldüğü bölgelerde kamp ve piknik yapanlar.


Kuluçka Süresi

Kene tarafından ısırılma sonrası ortalama 1-3 (en fazla 9) gün ; enfekte kan,doku, salgılarla doğrudan temas sonrası ortalama 5-6 (en fazla 13) gün içinde belirtiler ortaya çıkar.

Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

  • Hastalığın klinik tablosu, karaciğer ve damar iç yüzünde hasarlanma ile pıhtılaşmayı sağlayan kan hücrelerinin sayısında hızlı düşüşün oluşturduğu bozukluklar sonucu ortaya çıkar.
  • Ateş, kırıklık, başağrısı, halsizlik ile kol, bacak, sırtta şiddetli ağrı, iştahsızlık ile başlar. Bazen kusma, isal, karın ağrısı olabilir. Yüz ve göğüste mor-kırmızı ince döküntüler, gözde kızarıklık, ardından gövde kol ve bacaklarda morluklar oluşur. Burun kanaması, siyah renkli dışkı veya kanlı kusma şeklinde kendisini gösteren sindirim sisteminde kanamalar, kanlı idrar sıktır. Vajinal kanama olabilir. Genellikle hepatit görülür. Buna bağlı olarak sarılık ve idrarda koyulaşma olur.
  • Ağır vakalarda hastalığın 5. gününden itibaren karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği, merkezi sinir sistemi etkilenmesine bağlı belirtiler görülür. Ölümler genellikle hastalığın 2. haftasında meydana gelir veya 9-10. günden itibaren yavaş yavaş iyileşme başlar ve uzun bir nekahat dönemi bunu izler. Hastalığı geçirenlerde ömür boyu bağışıklık oluşur.

Tanı Nasıl Konulur ?

Hastalığın kesin tanısı için, virusa ait antijenlerin veya bunlara karşı vücutta oluşan antikorların saptanmasına yönelik olarak ELİSA gibi yöntemler kullanılır.


Tedavisi Var mıdır?

Hastalığı doğrudan yok etmeye yönelik spesifik bir tedavi bulunmamakla birlikte, bazı antiviral ilaçlar kullanılabilmektedir. Asıl olarak destek tedavisi uygulanmaktadır.

Nasıl Korunmalıdır?

  • Keneler 5mm.-2cm. boyunda,yassı-oval şekilli, 6-8 bacaklı, kırmızı-kahverengi, uçamayan,sıçrayamayan parazitlerdir.Daha çok sık otların ve çalıların bulunduğu yerlerde ve hayvan barınma alanlarında görülürler. Korunmak öncelikle hastalığı taşıyan kenelerden uzak durmak ile mümkündür. Şu an için aşısı bulunmamaktadır.
  • Kene yönünden şüpheli ve tehlikeli yerlerde bulunulduğunda, çıplak ayakla dolaşılmamalı, vücudu açıkta bırakacak kısa giysiler giyilmemeli, kenelerin kolayca farkedilebilmeleri için mümkünse açık renk giysiler tercih edilmelidir.
  • Belli aralıklarla vücut ve giysiler kene yönünden muayene edilmeli, varsa yapışan keneler kesinlikle ezilmeden ve cilt içindeki ağız kısmı koparılmadan, bir penset ile cilde en yakın kısmından tutulup sağa- sola oynatarak, burma hareketi yapmadan (çivi çıkarır gibi ) çıkarılmalıdır. Kene vücutta ne kadar uzun süre kalırsa hastalık bulaştırma riski o kadar artar. Isırılan yer alkol ile temizlenmelidir.

  • Kenelerin üzerine kimyasal dökülmesi, kibritle yakılması gibi işlemler kenenin virusu aktarma riskini artırabilir, bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.
  • Ormanlarda çalışanların, avcıların plastik çizme giymeleri veya pantolon paçalarını çorap- çizme içine sokmaları koruyucu olur.
  • Repellent olarak adlandırılan böcek kaçırıcı ilaçlar insan ve hayvanlarda dikkatlice kullanılabilir.