SINAVA YAKLAŞIRKEN: SINAV ÇOCUKLARIMIZA DEĞİL ÇOCUKLARIMIZ SINAVA
YAKLAŞIYOR; ÇALIŞARAK, HER GÜN EKSİKLERİMİZİ BİRAZ DAHA GİDEREREK!
Evet
12. sınıfta okuyan çocuklarımız eğitimlerinin özellikle son
yılı ya da son iki yılında daha yoğun bir tempoya girdiği, sevdiği
pek çok şeyden bu süre için vazgeçtiği, okul-dershane arasında
mekik dokuduğu, yetmediğini düşündüğünde etüd, özel ders derken
belki de eğitim hayatlarının hiç bir zamanında olmadığı kadar
derslere ve çalışmaya boğulduğu bir dönem yaşıyorlar. Peki ama
neden?
Çünkü;
gibi
bir çok kişisel hedefine ulaşmasını sağlayacak olan bölümlere
girebilmesini sağlayacak olan üniversite sınavına hazırlanıyorlar!
Çok
özel ve önemli hedefler bunlar ancak bu yıla kadar eğitim hayatı
boyunca derslere ve çalışmaya pek de önem vermemiş, bunu öncelikleri
içinde ilk sıralara koymamış, var olan kapasitesiyle yetinmiş,
derste öğrendiğine sınavdan bir gece önce çalıştıklarını da
katarak sınavlara girmiş öğrenciler için bu süreç pek de kolay
olmuyor. Şimdi şöyle bir düşünün sizin çocuğunuz da onlardan
biri miydi? Büyük bir kısmımız utanarak sıkılarak "evet"
diyoruz. Doğru, buna neden olan pek çok sebep var; bir kısmı
çocuğumuzun öğrencilik becerileriyle ilgili, bir kısmı eğitim
sitemiyle ilgili, bir kısmı ebeveyn olarak bizlerle ilgili...
Ama
bu sene bir gerçek var geçmişteki çalışma ve öğrenme davranışları
her ne olursa olsun bu sene çocuklarımız şimdiye kadar hiç görmediğimiz
kadar çok çalışıyor, çabalıyor. Evet tabii daha önce de düzenli
çalışan çocuklar bu konuda daha avantajlı çünkü geçmiş yıllara
ait giderilmesi gereken bilgi eksikleri daha az, düzenli çalışma
alışkanlığına sahip oldukları için sınavla ilgili bir düzen
oturtma ve bu düzeni sürdürme konusunda fazla sıkıntı yaşamıyorlar
ne mutlu onlara.
Peki
ya bu sene ya da son iki senede özellikle üniversite sınavı
için daha ciddi bir çaba içine giren çocuklarımız? Evet onlar
daha fazla çalışmak, sevdiği şeylerden daha fazla fedakarlıkta
bulunmak zorundalar. Bu yüzden bu sene onlar için daha zor geçiyor,
daha fazla gerginler, bundan dolayı onlarla değil sohbet etmek
günlerinin nasıl geçtiğini sormak bile bazen imkansızlaşıyor,
kaygı düzeyleri zaman zaman çok artabiliyor bu nedenle bazen
çok iyi ve düzenli çalışırlarken bazen hiç çalışamaz oluyorlar,
çok çabuk ağlayabiliyor ya da ufacık bir şeye çok sert tepkiler
verip sudan sebeplerden kavga çıkarıyorlar, küsüyorlar.
Çocuklar
için zor da ebeveyleri için kolay bir dönem mi? Elbette HAYIR.
Onlar bizim canımız, onlar için yaşıyor, onlara daha iyi bir
gelecek sağlamak için çalışıyoruz, hayatımızı onlara göre planlıyoruz,
bazen de bunu çok abartıyoruz ya o da ayrı bir konu. Evet bu
sene evde sıkı yönetim var, eve misafir çağırmıyoruz, biz de
misafirliğe gitmiyoruz, evde herkes parmak ucunda dolaşıyor
aman çıt çıkmasın çocuğum ders çalışıyor konsantrasyonu bozulmasın
küçük kardeşler tembihleniyor "ablan/ağabeyin bu aralar
biraz gergin sakın bir tatsızlık çıkarma" diye, bizler
usta şoför; çocuğu okuldan al, dershaneye yetiştir, ordan özel
derse... Ankara kazan biz kepçe...
Evet bu yıl gerçekten de önemli, üniversite sınavı hem çocuğumuz
hem bizim için çok önemli çünkü hepimiz -çocuklarımız da biz
de- iyi üniversitelerde iyi bölümlere girebilsinler istiyoruz.
Ama zaman zaman bu konudaki hedefimizin ortak olduğunu unutuyoruz,
bazen yan yana değil de karşı karşıyaymışız gibi davranıyoruz.
Çocuklarımız iyi bir yere girmek istemediği için çalışmıyor!!!
Ebeveyn olarak bizler onların motivasyonlarını düşürmek için
yeterince çalışmıyorsun diyoruz!!!
Neyin
doğru neyin yanlış olduğunu hepimiz biliyoruz ama zaman zaman
kaygılarımızdan dolayı bunları hayata geçiremiyoruz. Tabii ki
bu gibi durumlar bu sürecin doğal birer parçası. Zaman akıyor,
bizler ve çocuklarımız bu zamanı doğru olarak kullandığımız
oranda onu kendi yararımıza işletebiliyoruz. Ve evet iki aşamalı
yeni sınav sisteminde I. Aşama Sınavı olan Yükseköğretime Geçiş
Sınavı'na (YGS) da yaklaşıyoruz. Sınav 11 Nisan'da. Çocuklarımız
bu sınav için son hazırlıklarını yaparken sizler de onlara verdiğiniz
desteği artırın lütfen;